تبلیغات
ÖGEY KÖLGƏ - ÖGEY KÖLGƏ - ...
ÖGEY KÖLGƏ MƏNİ BİR GÖZƏL GÜNDƏ kÖLGƏM BOĞACAQ
... yazar : behruz ismailzadə

Haiku / Japonya

Ne dünyadır ama dünyamız
Gözyaşı arasından adım atıyoruz ona
Keder gemilerini
bilmeden önce..

Yusano Akiko

***

Her gün
Payıma düşün şey
Küçük bir gökyüzü parçası.


Kuşların ayakkabıları
Ve yüreğim
Tümden yorgunlar,
Gökyüzü, duyuyor mu sesimi?

Mayala

Çev. Poetic Mind & B.D

 

I.
Sabahın sisi
görüntüye yansımış:
Geçip giden insanların rüyası

II.
Taş hakkında
bir şiir yazıyorum ve uzaklaşıyorum-
otlaklar kurumuş

III.
Kısa gece
sahil önümde-,
Uzaktan, balıkçıların feneri.

Haiku: BOUSON
Türkçe Çev. Argos

 

 

 



Amerikalı imgeci şairlerden H.D. (Hilda Doolittle) şiirlerinden seçip çevirdiğim, AŞK YAMACINDAKİ ATEŞ adlı kitap Artshop Yayınlarından çıktı. Kitaptan bir şiiri defter okurlarıyla paylaşıyorum..// Dilek Değerli

Gizemli Şeyler

Rönesans koroları
Karanlık
günler geçiyor
ve yaklaşıyor daha karanlık olanları;
karanlık bu yanda
karanlık orada yukarıda,
korkutuyor ruhu
dimdik
üç kez-cezalandırılmış
bir avuç mızraklı adam
yığınının karaltısı gibi;
düşman bu yanda
düşman, bir parçası sanki
bayırın,
dağ-doruğunun
ve bayır-altının;
gizem öncesi hiçlik,
hiçlik geçiyor,
yalnızca boşluk,
ölüm tehlikesi,
terör,
sel,
deprem,
şiddetli hastalık;
sonra karışıklık içindeki ses,
o hafif soluk
anlatıyor geçen kışın
bir mayıs çiçeği gibi.
( Pythian* yayı ile öldüren
Delphi’ye ait başbelası)
bir çiçek,
kısık ses,
açığa vuruyor
tüm kutsallığı
“sessiz olan
huzur” ile.

II

Bir asa
bir çiçek-sapı
ve bir mızrak,
bir çiçek öldürebilir kışı,
o zaman bu, az bulunur
büyücü
sihirbaz
ve baş-imgedir;
bir çiçek öldürebilir kışı
ve ölümle tanışabilir
öyleyse bu
gider ve geri döner
ölür
ve kutsamak için gelir
yeniden,
yeniden;
bir asa ve bir çiçek
yenilmiş ve güçsüz olana
candan bir
koruyucu;
evet
yenildim,
hangi yıldızın yakın olduğuna bakıyorum;
evet,
zayıfım,
gör
ne büyülü zırhtır ki
örtüyor, düşüncenin dişlisini yıkan,
üstünden atan
korkusuz aklı.
bak, buradakinin nasıl bir zekâ
nasıl bir incelik
nasıl bir mizah
ve nasıl bir ışık olduğuna;
gör
ben bittim
ne aşık ve ne de sevgili,
ateşin içindeki bir ses,
o hafif soluk
yalancı çıkarır
dehşet ve umutsuzluğumuzu
“işte
buradayım.”


III

“Yıkmak için değil,
hayır, yalnızca kutsamak için
Adonis’i
ölüyken
yeniden canlandıran
çiçeği;
bak,
bak
zambaklar
nasılda büyüyorlar,
bak ne kadar çekici
bak ne kadar saf bir kırmızı,
(öyleyse aşk öldü)
bak zambaklar
kanadı
aşk için;
ne imparator ne de hükümdar,
hiçbiri hak edemez,
böylesi görkemi;
kral hiçbir zaman övünemez
çok güzel bir giysiyle
çayırın
ve dağ zambaklarının
ev sahibi kadar.”

IV

“Yıkmak için değil
hayır, yalnızca kutsamak için
Aşk yamacında
doğan
her ateşi;
yıkmak için değil
yalnızca yeniden yakarmak
ve yeni baştan adlandırmak için
her çiçeği
yılanı
ve arıyı
ve kuşu;
bak,
işte
benekli yılan
ne kadar da akıllı;
bak kumru,
serçe,
babanız dışında
biri bile ölmez;
tuzak kurar insan
ve emrediyor okun fırlatılmasını,
titreyen yeni tüylenmiş kuşların
yanından geçerken
anne-kuşu tuzağa düşürüyor insan.
onları terk ederek
açlıktan ölmeye;
hiçbir insan
hiçbir insan,
hiçbir insan
her zaman korkamaz
öyle ki bu biri
güzel havayı savurarak
kurban kuş tarafından yakalanıyor
öyle ki bu, onun vahşi-orman çıkmazında,
vurulandır
öyle ki bu, vahşi-orman tuzağında
ezilip ölüyor
ben
ve babam
ilgileniyoruz.

V

“Yıkmak için değil
hayır ama yalnızca kutsamak için
coşkusunu,
tüm eski gizemli şeylerin;
bak ölüler kayıp,
çimen uzanıyor
çiğnenmiş
ve kirli
ve sırılsıklam;
bak,
bak,
bak
çimen küçümsüyor
karın, çamurun ve yağmurun
deresini;
çimen,
çimen
yükseliyor
çiçek-tomurcuğuyla;
tahıl
parlak mızrak-kafasını kaldırıyor
güneşe yeniden;
bak,
bak
ölü artık ölü değil,
tahıl altın rengidir
yaprak
sap
ve tohum içindedir;
gizemli şeyler
çimende
ve yağmurdadır.”

VI

“Gizemli şeyler kalır,
koruyorum tohum zamanının
güneşin ve yağmurun
benzer döngüsünü;
Demeter* çimende,
çoğaltıyorum
canlandırıyor ve kutsuyorum
asmadaki Iacchus*’u;
yasaya sadığım,
gizemli gerçeği koruyorum,
bunların ilki
yaşayanı, ölü olarak adlandırmaktır;
ben kırmızı şarap ve ekmeğim.
yasayı koruyorum,
gizemli gerçeğe sadığım
asmayım ben,
dallarım, sen
ve yine sensin.”

Çeviren; Dilek Değerli

görüş
mətləblər
yazar
.
bugün
dün
geçən ay
bütün görüşlər
son görüş
qonülar